Son Dakika

Plastik kaplamalar ve atıklar ruh halimi de bozuyor!

Gün geçtikçe tüketim toplumu oluyoruz. Olmaya da devam edeceğiz galiba…

Tarihimi tekrar yaşadığım şehirlerdi; Bilecik ve Söğüt

TUBİTAK proje eğitimlerinin piri Prof. Dr. Mustafa Böyükata “hocam Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesinde proje eğitiminde Eğitmen olarak görev almak ister misiniz?” diye teklifte bulununca hiç düşünmeden “evet” dedim. Çünkü yıllardır çok isteyip de gidemediğim ve çok merak ettiğim şehirlerden biri idi Bilecik.

Bir Kurban Bayramı Daha Mesajlaşma ile Geçti!

Yine bir “Kurban Bayramı” bizler için heyecanlı ve bir o kadar da telaşlı geçti.

SUYUN BUHARLAŞMASININ ÖNEMİ*

Pekiyi hiç düşündünüz mü astığımız ıslak çamaşırlar, yerlere serdiğimiz sergilerdeki incir, üzüm, kayısı gibi meyveler nasıl kuruyor? Bunun sebebi 100°C’de içten kaynayarak buhar haline geçen suyun ayrıca 100°C’nin altında da her sıcaklıkta yüzeyden buharlaşıyor olmasıdır. Şayet suyun bu özelliği olmasaydı göller, akarsular ve denizler buharlaşmaz hava da hep kuru kalırdı. Bulutlar olmaz, yağış olmaz ve dolayısıyla hayat da olmazdı.

Eshab-ı Kehf (Yedi uyuyanlar)

Birkaç gündür Kahramanmaraş ilinin Afşin ilçesindeyim. Afşin’de kalıpta Eshab-ı Kehf’e gitmek olmaz tabi ki. Afşin’e yaklaşık 5 km olan bir yere güzel bir külliye yapılmış. Aslında çok daha iyi bir şekilde reklamı yapılsa inanılmaz bir şekilde turist çekebilir. Mesai çıkışı gittiğimizden dolayı biraz başıboş gördüm. Gerektiği kadar da görevli yoktu. Bu kadar tarihi öneme sahip bir yerde çok daha ciddi bir şekilde yapılanmanın ve kurumsallaşmanın olması gerektiği düşüncesindeyim.

Okyanusları ve denizlerimizi tehdit eden: Mikro plastikler

Son yıllarda inanılmaz bir şekilde teknoloji gelişmekte, yiyecek, gıda, elektronik ve diğer uygulama ve kullanım alanlarına yönelik yeni şeyler ortaya çıkmaktadır. Teknoloji ve ekonomimiz geliştikçe “tüketim toplumu” olmamız neticesinde çevremizin kirliliği de artmakta, geri dönüşümü olmayan kirlilikler ve buna bağlı olarak da hastalıklarımız farklılaşmakta ve gün geçtikçe insanoğlu daha da hasta olmaktadır…

Yoksa topraktan değil miyiz ki?

Her nedense toprak denince aklıma hep fedakârlık gelir. Çünkü toprak hep karşılıksız sevmiştir bizleri. Yaratıldığından beri hep bizlere hizmet etmiştir. Bir gün olsun yaptıklarının karşılığını da istememiştir. Zaten karşılık bekleyerek bir iş yaparsan ona fedakârlık denmez ki… Bunun adı olsa olsa ticaret olur.

Yön gösteren kişi: “Lider”

Son yıllarda her ne kadar özellikle de Orta Asya ülkelerinde karışıklık olsa da ülkelerin ekonomisi gün geçtikçe artıyor ya da değişiyor, teknolojinin kullanımı ise inanılmaz bir hızda gelişiyor. Marka olmuş ticari kurum ve kuruluşlar arasında müthiş bir rekabet ortamı oluşmuş durumda. Bir hikaye anlatılır: İki arkadaş yolda yürüyorlarmış bir anda arkada bir ayı belirmiş, iki arkadaştan birisi hemen normal ayakkabısını çıkarıp spor ayakkabısını giymiş ve koşmaya başlamış. Diğer arkadaşı birazda alaycı bir şekilde arkadan “neden ayakkabını değiştiriyorsun, ayıdan dahamı hızlı koşacağını zannediyorsun…” demiş. Buna arkadaşının cevabı ise daha manidar: “Ayıdan daha hızlı koşamam ama senden daha hızlı koşarım”.

Yemek masalarımıza kadar gelen mikroplastikler

Geçenlerde bir arkadaşım; “Plastik atıklar üzerine neden bu kadar çok gidiyorsun?” diye biraz serzenişte bulunmuştu. Bazen bende düşünmüyor değilim doğrusu. Çünkü plastik atıklar üzerine yaptığımız akademik çalışmalarımız ya da köşe yazılarımız bazılarının hoşuna gitmiyor. Eleştiriler alıyoruz, mesleğimiz sorgulanıyor, sevenlerimizin sayısı kadar sevmeyenlerimizin sayısı da artıyor. Ama ne yaparsınız işte, konu sağlığımız ve çevremiz olunca kendimi durduramıyorum. Yine bildiklerimi söylüyorum, galiba söylemeye de devam edeceğim. Doğru bildiklerimden ve ilkelerimden hayatım boyunca hiçbir zaman taviz vermedim ki. Bu konunun ne kadar önemli olduğunu geçenlerde www.yesilist.com web sayfasında “Plastik her yerde: Deniz tuzu içeren ürünlerinde plastik kalıntıları bulundu!” adlı makaleyi okuyunca daha iyi anladım. Üzerinde durduğumuz ve gündeme getirdiğimiz konu düşündüğümüzden çok daha önemli. Gün geçtikçe de tehlikeli farklı bir boyutta yine karşımıza çıkıyor. Eğer önlem alamaz isek, geri dönüşümü olmayan tehlikeli sonuçlarına ileride katlanacağız. Makalelerinde şöyle yazıyor;

Kıymetleri olmalı insanın!

Davası olmalı insanın;