Son Dakika

KADIN DEDİğİN..

Sosyal medyada yeni furyadır dönüyor ‘ kadın dediğin’ diye başlayan cümleler, sözde övgüler, yapmacık methiyeler.. 

BİR YOZGAT VARMIŞ..

Bozok yaylası diye söze başlasak çok da abes olmaz. Zira Yozgatlı, siyasette, gurbette, toyda, şölende kendisini Bozok Yaylası’nın yiğit evlatları olarak tanımlar. Bundan da bir hayli gurur duyar.. daha önceki yazılarımda da belirttiğim üzere yazmakla mükellefiz. Göreceğiz, duyacağız ve yazacağız..

YOZGAT'A ALIŞIYORUM..

Bozkır’ın ortasına ilk geldiğimde çok eleştirdim.. bu devirde hala aksaklıklar var, hala bir şeyler eksik, yarım yamalak işler, yapılar, yollar çalışmalar.. durmadan eleştirdim, gördüklerimi, duyduklarımı, duyurduklarını.. Ama kendime dönüp şöyle bir baktığımda zamanla kanıksadığımı fark ettim.

YAZARIZ O ZAMAN..

Herkesin içinde söyleyemedikleri, barındırdıkları, hapsettikleri vardır muhakkak. Kimisi karşımdaki kırılmasın diye söylemez içindekileri, kimisi farklı farklı sebeplerden.. biz gazeteciler ise yazarız.. içimizdekini, başımızdan geçeni yazarız.. kelimelerimizi kağıda döker bir şekilde anlatır, vermek istediğimiz mesajı gitmesi gereken yere ulaştırırız.. bundan sonra gerisi mesajı alması gereken kişiye düşer.. bizim işimiz yazmak, anlatmak..

YOZGAT'IN NESİ MEŞHUR

Her şehrin bir şeyleri meşhurdur. Mesela Adana’ya gittiğinizde bir kebap furyasıdır her yerde gezer. Bir Trabzon gelir akla ya pidedir, ya Sümela..  Bursa’nın  iskenderi, İzmir’in üzümü.. elbette ki bu örnekleri çoğaltabiliriz. Cennet memleketimizin her bir yerinde her bir şeyi meşhur..

YOZGAT'IN ÇOCUKLARI..

Malum kış memleketindeyiz.. Yozgat benim gibi sıcak iklim insanları için dünyanın en soğuk yerlerinden biri.. Mayıs ayında güneşe hasret yaz gelsin de gelsin diye dertleniyorum..  Halbuki biz en çok kışın serin havasını severdik bir zamanlar.. Tabi benim doğduğum yerlerde kış ‘serin’ olurdu. Arada bir yağan yağmurda ıslanmak, toprak kokusunu içimize çekmek çocukluğumdan kalan güzel hatıralar.. Soğuk memleketin çocuklarının da eğlence kültürleri bir başka oluyormuş Yozgat’ta öğrendim.. Mesela kar yağdığında ellerinde poşetleri, evden kaçırdıkları leğenlerile Yozgat’ın çocukları karda kaymaya bayılıyor.. Ben de tecrübe ettim oldukça eğlenceli.. Malumunuz Yozgat’ın her mahallesi bir yokuşun tepesinde.. E böyle olunca yazlık eğlence de adını burada duyduğum ‘tornetle’ oluyor.. Yokuş aşağı kaptırıp iniyor çocuklar.. İmkanlar kısıtlı olduğundan mıdır? Yoksa daha eğlenceli geldiğinden mi bilinmez el yapımı tornetler oldukça popülermiş.. Haliyle yavaş yavaş bu kültürler de unutlmaya yüz tuttu. Tüm bunları düşünürken aklıma Yozgat’ın bir zamanlar çocukken tornetle oynayan, tepelerden poşetle kayan şimdinin başarılı isimleri geldi.. Mesela.. Avrupa’da gururumuz olan Rıza Kayaalp de tornetle kaymış mıdır? Veyahut hala yoklukla mücadele eden Yozgat’ın bilmem ne köyünde doğmuş olan Ahmet Hakan’ın da çocukluğunda bu hatıralar var mıdır? &&& Eşimin de anlattığı üzre Yozgat’ta çocukluk bir başka imiş.. Kısıtlı imkanlarla kendi oyuncaklarını yapar, kendi kendilerine oyun ‘icat’ ederlermiş.. Bana anlatılanlar en az 25 sene öncesine ait. Ama şu anda bazı köylere bakıyorum ki çocuklar yine kendi imkanlarıyla oyuncaklar üretiyor, oyunlar icat ediyorlar.. Bozkırın ortasında şirin mi şirin duran Yozgat.. Bağrında nice şampiyonlar nice ‘büyük’ adamlar barındırıyor. Biraz daha kıymet bilinse ya derdim o.. Son olarak yine kadınlardan dem vuracağım.. Yozgatlı kadınlar, anneler siz yetiştirdiniz bir sürü güzide insanı, biraz daha çabalayın.. Bu sefer kendiniz ve kızlarınızın da geleceği için..

YOZGAT'TA KADIN OLMAK..

Kadın olmak ülkemizde başlı başına bir yaşam mücadelesi vermenizi gerektiriyor. Hele ki Yozgat gibi daha kapalı toplumlarda kadın olmanın daha meşakkatli süreçleri var. Şu yada bu şekilde kadın olarak, kadın başına bir şeyleri başarmaya çalışmak ataerkil düşünce yapısının iki katına çıktığı bu memlekette biraz daha göze batıyor. Yazdıklarım Yozgat’ı beğenmeme meselesi değil, aksine büyüklerimizin de sıklıkla dile getirdiği gibi dışarıdan bakan bir göz olmaya çalışıyorum. Yozgat’ta bilmem kaç tane kurum var ve yalnızca iki kadın müdüre sahibiz..

YOZGAT'TA YAŞAMAK MUCİZE

Yazımın başlığına bakarak hemen celallenmeyin. Niyetim, bozkırın ortasında şirince duran, havası sert insanı mert Yozgat’ı kötülemek değil. Hepinizin evlerinizde konuştuğu, esnaf sohbetlerinde dile getirdiği  şeyleri yüksek sesle dile getireceğim. Yozgat’ta yaşamak bir mucize evet sonuna kadar bu sözümün arkasındayım. Herkes Yozgat için bir şeyler istiyor, kimi acemi birliğini, kimi fabrika, kimi iş sahalarının genişletilmesi vs.. bazıları yapılan yatırımlardan farklı sonuçlar çıkartıyor. Cezaevi inşaatı yeni iş alanları açacak, 3. OSB yeni iş alanları açacak, havaalanı, hızlı tren, ve daha birçok yatırım yeni iş imkanları açacak. Şu Yozgat’a geldiğimden bu yana herkesin ağzında bir iş beklentisi vardır gidiyor. Yeni Şehir Hastanesi bile Yozgat’ta sağlıkta dönüşüm anlamında değil gençlere iş kapısı olması açısından önem taşıdı.. yapılan yatırımları azımsamıyorum, yada küçümsemiyorum.. Aksine her vatandaş gibi şükrediyorum ve bu konuda her kim elini taşın altına koyduysa minnettarım. Fakat.. Ben önce sağlık sektörünün düzeltilmesinden yanayım. Şehir Hastanesi yapıldı amenna, Yozgat yıkık dökük virane bir şekilde hizmet veren sağlık binalarından kurtuldu. Otel konforunda, temizliği göz dolduran, ancak hizmet kalitesinin tartışılır olduğu bir hastaneden bahsediyorum… Yaklaşık iki yıldır Yozgat’ta öğretim elemanlarını Yozgat’a çekip, öğrenci sayısını artırma hedefini eğitim kalitesinin de bu doğrultuda artırılması gerektiği söylenilen Bozok Üniversitesi, artık bu söylemleri Şehir Hastanesi’ne bırakıyor gibi.. Yeterince doktor yok. Yeterince zaman yok.. yeterince sabır yok.. Bir poliklinikten sıra alıyorsunuz. Kadın olduğum için en yakın bölüm olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniğinden örnek vereceğim.. zaten MHRS sisteminden en az iki hafta önce takip yapmalısınız ki doktor bulabilesiniz.. zor güç doktor buldunuz. Randevulu olsanız bile doktor kapısı önünde bulunan izdihamı atlatmanız gerekiyor (sevgili Yozgatlılar burada biraz da sizin anlayışlı olmanız gerekiyor. Hasta mahremiyeti açısından mümkünse on kişi dalmayın odaya)..

İŞADAMLARI YOZGAT'TA

Yozgat Valiliği öncülüğünde ve ORAN Kalkınma Ajansı Koordinatörlüğünde düzenlenen İş adamları Zirvesi kapsamında Yozgatlı işadamları Yozgat’a gelecek.

KADINLARA YER VERMEYİN!

Yine bir dolmuş melesi.. Yozgat’ta özellikle sıkıntı çektiğim ve sürekli dile getirmekten bıkmadığım dolmuş meselesine bu sefer başka bir açıdan bakmak istedim.