Son Dakika

EğİTEREK GELİŞMEK

Muammer Turhan
muammer66@gmail.com
Her şey eğitime bağlı, eğitim de bir takım şartlara bağlı. Hayattan hiç bir şey bizim elimizde belki mükemmel olmayacak. Ama biz en güzeli, en mükemmeli elde etmek için çaba göstereceğiz. Mükemmeliyetçilik bazen insana sıkıntılar yaşatır. Hani demişler ya, kervan yolda düzelir diye. Eğitim kervanı da eğitim yolunda kısa ve uzun vadelerle kendini çağın gelişmelerine göre düzeltecektir. Yenilenmeyen bir sistem eskir ve çekimden düşer. Hele de en dinamik bir sistemden bahis açılınca yani eğitimden akan sular durur. Tersine akmaz amma durur. Şartlar baraj için, set için yapılınca en akışkan yani debisi yüksek sular durduruluyor ve insanlığın hizmetinde faydalı bir şekilde kullanılıyor. Akarsular üzerinde sular durdurulduğu gibi insan zekâsı artık denizler üzerinde köprüler yapıyor. İşte büyük zekâlar neler yapıyor: İstanbul Boğazı ve körfez üzerine gelip geçmek için köprüler yaptı. Olmaz efendim denmesine rağmen oldu. Yani bilim, akıl, teknik usta kadrolar elinde insanın kendi faydası için ne harikalar yaratıyor, ne buluşlara imza atıyor. Gördük. Tıpkı Fatih'in gemileri karadan yüzdürmesi gibi büyük dönüşümler oluyor. Bu da yetmez, millet deniz altından tüneller gördü. Kıtalar birbirine tünellerle bağlandı. Sevin sevmeyin ama takdir edilsin. Çalışan insan neler yapıyor. Bir tek uzay çalışmaları kaldı. Ona da başlandı. Ben siyaset için yazmıyorum. Gerçekler bu noktada. Eğitilerek gelişmek hedef olmalı. Kalkınma ve gelime oluyor. Daha daha ileri diyoruz. Ancak medeniyetin icabı maddi her şey oluyor. Yolunda. Zaman isteyen işler çok ömrü olanlar belki deniz üstünde yaya yürüyecek. Tıpkı veliler gibi. İnanmak lazım. Madde planında çağa yetişmek zorundayız. Çok koşmamız lazım. Yetmez, insanın eğitimi, yetişmesi daha önce gelir. Eğitim ailede başlar. Alt yapı para ile akılla, madde ile bilim ile oluyor. Hükumetler okuldu, malzeme idi yapıyor. Hatta zalim terörün kırdığı, yaktığı, dağıttığı eğitim yuvaları okulları da hemen onarıyor, yeniden yapıyor, bölücülerin çocuklarını ayırt etmeden tekrar hizmete sokuyor. Bunlar büyük işler. Keşke bir an önce terör bitse bakınız neler neler olacak! Ben Yeni bir Türk Ve İslam rönesansının olacağına inanıyorum. Herkes insanın. Moraller öyle yüksek olsun ki dünya âlem şaşırıp kalsın. Teröristler de altında kalsın Alt yapı sürekli yapılıyor. Önce her ile Ãœniversite yapılması büyük bir reformdur. Akıllar şaştı, kaldı, Nasıl olur dediler? Yalan dediler, abartılıyor dendi. Kısa zamanda baktık ki dağ taş üniversite olmuş. Gençlik de üniversiteli olmuş. Türkiye'nin her yanı üniversite turizmi ile canlanmış. Dışarıya okutmak için öğrenci gönderen Türkiye artık üniversitelerimizde dışarıdan öğrenci okutuyoruz. işte gelişme, işte reform. Bilimin her dalında yeni gelişmeler üniversite eliyle olacak. Akademisyenlerimiz kayıtsız şartsız eski alışkanlıklarını bırakıp eğitim birimi içinde bilgi üretecekler. Politika yerine bilim kürsülerinde, makamlarda, laboratuar ve kütüphanelerde, tekno merkezlerde hasılı içeride dışarıda bizim için, insanlık için bilgi üretip hizmete sokacaklar. Alınmaya, ters yorumlara, siyasi çekişmeler gerek kalmadan önce herkes görevini bilip ona göre aşını ekmeğini helal ettirmelidir. Bu vatana, bu millete, insanlığa çok borcumuz var. İsteyen de politikaya cüppelerini çıkartıp girebilirler. O da gayet makul. Amma kürsülerde önce insan eğitmek şart.80 öncesi üniversiteler anarşi yuvası olamaz. Bölücü hain emler alt edilemez. Bilim insanları gerçekten farklı, büyük insan olduklarını böylece ispat etmeliler. Desinler falan değil, görevimiz her dalda gelecek için insan eğitmek, mükemmel şekilde yetiştirmek ve ardından devreye sokmak. İşte bu şekilde övünebilirler. Miller beyninde unutulmaz bilim, fikir, icat kahramanları olurlar Eğitimi üst tabakada reforme etmekle işe başladık. Aralıksız çalışan, üreten, hizmete veren bilim insanı da halk ve Hükumetçe en ideal şekilde takdir edilir. Maddi ve manevi planda onore edilir. Her türlü hakları insanca yaşanacak seviyelerde verilir. Batılı standartlara getirilir. Milli ekonomiye uygun hakları verilir. Bunlar da adım adım oluyor. Öyle geri kalmış Afrika ve Asya ülkeleri ile kıyaslamak haksızlık olur. Gerçek bilim adamlarının tepemizde yeri vardır. Hele biraz da yerli ve milli olurlarsa yani milletle, ülke ile milli ve manevi değerlerle uyumlu olurlarsa tadı daha başka olur. Biz ne acılar çektik. Gençliğimizi yanlış, sapık, yabancıÂ… İdeolojilerle nasıl kullandılar? Nerelere çektiler? Birbirleri ile nasıl kavga ettirdiler? Ne genç fidanlar bunlar yüzünden kara topraklara düşürüldüÂ… Hafızaları fazla zorlamadan ibretle hatırlamak yeter. Kalem kâğıt, kitap yerine eller tetik çekti. Yıllarımız kayıp yıllar oldu. Ãœlkenin enerjisi boşa gitti. Onun için Ãœniversite diyoruz. Can damarımız, enerji kaynağımız, insan potansiyeli gençliğimizÂ… Her şeyimiz üniversiteler düzelince tepeden eğitim de düzelecektir. Asla yüksek okullara, üniversiteler şartlı gözlerle bakmayız. Milli duruşun amentüsü oradan yayılıp ülkemiz için kullanılıyor. Her kademede insanımız oradan yetişiyor. Eğitimin canlı, eşsiz kahramanları olan eğiticileri olan öğretmenlerimiz oradan yetişip geliyor. Öğretmeni, doktoru, mühendisi, askeri, siviliÂ… Yeni bilgilerle motive olup devreye giriyor. Elbette övünülecek kuruluşlar üniversitelerimiz. Tabi ki kısa zamanda hizmete sokulan, bu kadar yüksek maliyetlerle yaygınlaşan, büyük kampüslerle bize hizmet eden bu okullarımızın aynı oranda eksikleri olacaktır. Önce kalifiye bilim insanları, akademisyenlere ihtiyaç her zaman olacaktır. Bunu idare her şeyden önce dikkate alır. Maddi yatırımlar hız kesmeden devam ederken üst kademelerde eğitici bilim insanı yani akademik kadrolar ipi göğüsleyip taşıyacaklar. Hem devler hem de Hocalarımız fedakârlıkla küsmeden, darılmadan, dışarıya kaçmadan kaçırılmadan, ideolojik düşünmeden en az yabancılar kadar vatanımı için çok çalışmakla istenen seviyeleri yakalarız. Kolay değil, eksikler giderilecek, yenilikler yapılacak. Dış dünyanın gelişmeleri hemen takip edilerek içeriye taşınacaktır. Bunlar rutin işler olmalıdır. Rutin gelişmeler yanında bu çilekeş insanlara gereken değer verilerek, her şeye rağmen eğitim için servetler feda edilerek yola devam derim. Bizim insanımız kadirşinastır. Kendisi için çalışanları unutmaz.

Bu yazı 13 Nisan 2016 Çarşamba tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 786 kez okundu.
Yazı Boyutu